küfretmeyi öğret bana..!!
ağız dolusu güpegündüz bir meydanın en ortasında küfretmeyi öğret bana…?? katil olamam ben iyi bir küfürbaz olabilirim belki küfür acıtır mı onu umrunda olur mu duyar mı küfretmeyi öğret bana sevmeyi öğretemedim ben….
ağız dolusu güpegündüz bir meydanın en ortasında küfretmeyi öğret bana…?? katil olamam ben iyi bir küfürbaz olabilirim belki küfür acıtır mı onu umrunda olur mu duyar mı küfretmeyi öğret bana sevmeyi öğretemedim ben….
bırakıyorum suyuna kağıttan yelkenlerimi yapış yapış eşgalsiz seri hayaller kuruyorum tanıksız kesmez makasların dişlerini bileyliyorum ellerim kir-pas tutup ucundan yamaların yüzler astarlıyorum pazara çıkarsam hesapsız satılır karşılıksız olmayacak dualar ediyorum aminsiz körü körüne dinsiz imansız düşleri secdesiz elleri göğe açıp arsız soluklar saklıyorum dilsiz kapı arkalarında neyin olduğunu bilmediğim bir gölgeye asılıyorum…ayaklarım yerden kesilmiş.. sonunu [...]
Kenarından yol gecen şehirler gibi Uzakmısın yakın mı anlayamıyorum Kiraz sapını sorguluyor Kuş yuvasını Üç bilinmezli sırlar yoruyor artık Kelimeler yabancı ve soğuk Mesafeler bilerek Sabr’ın kara kaplı defterinde sayfalar bitiyor özlemiyor deniz karayı Notalar sitem çalıyor, ağızda takılmış kalmış veda sözleri Gitmek mi zor kalmak mı Beklemek mi günü Gün dilsiz,gece sağır Su [...]
Hiçbir zaman o kadar güzel olmadı gözler… Anlamlar yükledik boş bakışlara… Eller sıradandı saçlar sıradan en güzel cümlelerimizi verdik sıradanlıklara… Denizi sahiplendik güzel olan her şeyi sahiplendiğimiz gibi… Yaprakları,çiçekleri, bazen buluşulan köşe başlarını sahiplendik… Sahiplendik gidenin arkasında bıraktığı dönme ihtimalini ve bir noktaya gözlerimizi dikip onu beklemeyi… Güzelleştik… Hiç bir kelime bizim söylediğimiz kadar güzel [...]