Deniz Sanıp

Çok fazla imge kullanıyorum abiler bu günlerde
Ete kemiğe bürünüyor hayaletlerim
Merhamet etmeliyim küskün lalelere -halbuki-
Destursuz ellememeliyim memelerini bakirelerin

Kan, uçucu bir şey
Açık bırakılınca damarların ucu
Kaldırımların kenarındaki su birikintilerini
Deniz sanıp
Cenaze merasimlerinden tertemiz dönerken
Elbiselerimle atlıyorum suskunluğa
Sokaklara dadanan insan seli ile
Yıkıyorum adımlarımı

Aritmetiğin ve denklemlerin çözümsüzlüğe terkedildiği yerde
Tereddüt etmemeliyim
Tendürdiyot , yara merhemi ve yeterince sargı bezi istiflemeliyim
Güneş düne eş çünkü
Gelişi güzel bir açıyla açıyor bacaklarını
Saçıyor sakladıklarını – Tanrı’nın yasakladıklarını- ak yatağın
Kuş tüyü yastığın üzerine
Dümdüz karnı, evet , pürüzsüz inip kalkıyor
Soluk alıp verdikçe
Soluk benizinde
Hafifçe aralanıyor göz kapakları
Dudakları sığınacağı bir kelime arıyor

Benzinle ovmalıyım şakaklarımı
Kollarımdaki câm kesiklerinden yansıyor ışığı akşamın
Kapılardan kapılara koşmalıyım
Çağırmalıyım halkı canhıraş meydanlara
Tutuşmadan önce aklım

Her köşe başında
Aklı başından seyirtmiş serkeş bir dilenci
İçimize daldırıyor avuçlarını
Dağ yoncalarını çelenklere konu ediyor arzuhalciler

Kim kaldıracak ortalık yerden salıncağı
Ölülerimize kim sahip çıkacak
Çıldırasıya bir sıcak kavuracak avurtları
Çırılçıplak ve el ele dansa duracak hergele sevgililer

İffetin çetelesi tutulunca
Yükseliyor ay yere
Düştüğü yerden yeniden

Okan Süha Yıldırım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>