Kategori arşivi: Pedaliza

Pedaliza

Az evvel bir bulut geçti gözlerimden Pedaliza.
Göz yaşları denizin tuzuna karışır. Kalbimden başlayan ağrı hızla ulaşır kıyılara . Yosun ve iyot kokuyor saçların. Karıncalar görünmeyen toplarla bilardo oynuyorlar toprağın koynunda. Haydi benimle artık kimsenin bilmediği bir oyun oyna. Unut bildiğin bütün oyunları.

Az evvel beyaz bir kuş kondu omuzuma. Su içti avuçlarımdan. O sen miydin Pedaliza? Evvela ben gidiyorum. Yemyeşil kırlarda soluk soluğa koşuyorum. Bir insan yeter bir insana. Tele takıyor kuyruğunu masum bir uçurtma. Hayat ağır ağır akıyor rayların üzerinden ve yürekte boşu boşuna dönüp duruyor makara. Kuşlar boşu boşuna dönüp duruyor havada.

Nedense hastane odalarını çağrıştırıyor ihanet bana, Pedaliza. Sarı duvarlar. Soğuk bir ampul tavanda. Kalın bir yağmur yağıyor kirli camlara. Parlak bir elmayı soyar gibi paslı bir bıçakla. Kadavralar saklambaç oynuyor koridorlarda. Hedefini bulmuyor attığım tüm oklar. Nişan alıyorum, ateş ve karavana !

Verme verme sırlarını hırçın rüzgarlara Pedaliza. Yaramaz bir çocuk dizlerini kanatarak koşuyor bir çemberin ardı sıra. Yaşamak deniyor adına yaşadıklarımızın.

http://img31.imageshack.us/img31/4641/butterflybyjancbeck.jpg

Artık ayrılık uçarı bir Azeri şarkısı kulaklarımda, Pedaliza. Haşarı bir yıldız köhne sokakları arşınlıyor kendi elinden tutarak. Başa çıkmanın bir yolu olmalı arsız sanrılarla. Çünkü bazı acılar çabuk dönüşmüyor anılara.

Papatyaları kelebeklerin doğurduğunu bilmiyordum. Bunu senden öğrendim, Pedaliza. Uyuyor bir papatya annesinin sıcak koynunda. Karlar dudakların kızıl alazında eriyor . Ateş üşüyor gözlerin siyah ayazında. Kelebekler düş görüyorlar mı uykularında?

Okan Süha Yıldırım