07 Eyl
Şaşıp Kalmak

Sevebilirim,
hem de nasıl,
dile benden ne dilersen,
canımı, gözlerimi
Kızabilirim,
ağzım köpürmez,
ama devenin öfkesi haltetmiş benimkinin yanında,
devenin öfkesi, kinciliği değil.
Anlayabilirim
çoğu kere burnumla,
yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak
ve döğüşebilirim,
doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için,
yaşım başım buna engel değil,
ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı.

Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni.
Yazık…

Yazık…

Kategori: 








yıllara birgün sordum
Tarih: 24 Ekim 2010 - Saat: 04:38 -sonra bir an durdum
tüm hayatımı ; bugünü yarını sundum
sonra tek tek yumdum…..
ada
pedalizaaaaa bu kar taneleriii insanı üşütüyorrr yaaa değiş değişş değişşşşşş
)
Tarih: 10 Kasım 2010 - Saat: 00:00 -YAZILAN SATIRLARA ÖFKE VARSA ANLARIM YANLIŞ VARSA ONUDA ANLARIM.DİYEBİLİR BİRİ SUS..
Tarih: 02 Aralık 2010 - Saat: 00:50 -SUSMASINIDA BİLEBİLİRİM.NASIL OLSA SAHİPİ DEĞİLİM BURALARIN.YOLCUYUM BEN.ŞAŞIP KALMAK BÖYLE BİŞEYMİŞ.
TEŞEKKÜR EDERİM.
sapanca şaşkın ağustos şaşkın
benim bir sesim var
biraz yankılı biraz şaşkın
ellerimi uzattığımda demir parmaklar
hani siz yoktunuz ya bu hayatda!
deniz kadar göğe aşık kuş kadar narin
büyür dün gözlerimde
bir ayışığını görür birde…
benim bir sesim var
çam kokulu gelincik dağlarda koşar
dizlerimin üstüne ellerini koyar
biraz şaşar biraz taşar
sadece gözlerimdeki söze bakar
hani siz yoktunuz ya hayatda!
kırık binada bir mevsim de ağustosda
gidermi gitmezmi derken son nefes…
benim bir sesim var
sonsuzluk kokan saçların kıvrımları
içine girip saklanırken yakalanır
hakim hanım tekbir şartla bırakır
seni seviyorum diyene kadar,
kokum kokusunda mahkum olur
hani siz yoktunuz ya hayatta!
benim bir sesim var
keremleri sayardı gecenin derinliğinde
karanlıkda saklanbaç oynar
leylalara birtürlü sıra gelmezdi
hep keremlerde kalırdı
sapancadan bakardı gözlerinin rengine
biz diyince bülbüller ötmeye başlar
pekmez kokan dudakları şarkı söyler
hani siz yoktunuz ya hayatta…
benim bir sesim var
çocuğumuzdu sıralı ağaçlar
en uzun boylu selvi ağaç durur hala
kızmı erkekmi olsun diye kavga eder
19 unda eldiven ören suskun eller
aç kaldığımız sokaklarda kaldırımlar
evimiz akan odası birde şu şarteller
iş bulma hesapları bitmek bilmeyen dersler
derken misafir gelir kapı açılır;
kim o demeden ikimize sarılır
umursamaz o sevdamız
(sınıfın adı neydi:
kırılan camlara sorsalar
onlar bilir serdivandan aşağı
derstde laf atan serseri mayın
kana bulanan doçentin fişek odası
elimde kanayan bıçak yarası
gelir gider kuşlar bazen gülüşünde
sıkı sıkı baba gibi sarılışın
çocuğumuz şimdi büyüdü annesi
gecen resmini çektim
sesizce başucuna bıraktım
biraz toprak aldım birazda kokunu
özlemişdir geçen onbir yıl
bizim oğlan büyüdükçe büyüdü
şaşıp kaldım
Tarih: 15 Ocak 2011 - Saat: 04:45 -kozalarını topluyorum her yıl
tıpkı sana benziyor annesi.