13 Kas
Şebnem Ferah – Bugün
Bugün resmine dokundum ben öptüm yine yine
Zaman ağır ol henüz erken demek için güle güle
Sesini özledim özledim çok haberim yok durmuş dünya niye
Seninle birlikte kaybolanları arıyorum başka şeylerde
Bugün resmine dokundum ben öptüm yine yine
Zaman ağır ol henüz erken demek için güle güle
Sesini özledim özledim çok haberim yok durmuş dünya niye
Seninle birlikte kaybolanları arıyorum başka şeylerde
Kaybolanları aramak
başka şeylerde
Gerçekten sahip olmadığını kaybedersin….
Başıboş yalnız kalır beden, arar durur kaybettiğini öbür beden de…
Ruh izler sadece hayvani duyguları..
Yitip gider
Bir kaybolmuşluk, bir yalnızlık silsilesi,
Sanki zincirleme bir kaza bu…
domino taşlarının düşmeye başlaması gibi, kaybettiğini başka şeyde ararsın….
aradıkca düşersin…
Düşer…
Oysa o kadar yakın ki
Eliyle koymuş gibi
Nefesi gibi…
Uzak olansa gurur
Kör eden,geçmişi unutturan
Yakalayansa seni en ıssız anında, özlem
Özlemek, kardelen gibi yeşermek en ayazda
Direnmek,beklemek gelecek baharı
Yıkansa benliğini, zaaf
Kör bıcakla sökülesi bir veba gibi
Dilsiz şarkıcı gibi
Birazda sessiz bir çığlıktır zaaf.
Habersizce tepene yıkılan
Altından kalkamadığın bir çığ…
Huzursa dünü düşünüp gülümsemek
İyi ki yapmışım,iyiki ordaymışım diyebilmek
Zamana kapatıp gözlerini
Merhamete dönüşen nefretini izlemek……
Pedaliza
Tarih: 09 Şubat 2010 - Saat: 02:28 -kuru yağmurda ıslanan güneş
elerindeki nem gibidir
hep uzansada uzatmamak ister
gel gelelim yemeğin başlangıç tarifine
her yemeğin bir adı
birde neymiş efendim eşsiz tadı
üç oda bir salon değilse yuvan
kırık değilse yemek yediğin masan
keser bıçak yarası gibi zaman
hangi yemeğin başlangıcında
eksik olan ne var?
acıdan tatlıdan başka
yanında oturan
diye düşünür bir insan
insan olmanın lanetiyle-
biri maydanoz biri marul
birde biber…
az pişirse sulu
çok pişirse kuru
dün ne yapmıştım diye söylenir ruh
ya bir önceki gün
her günde aynı yemek yenmezki yahu
insanız ya sonuçda
hayvan olsak neyse…
insanın nefesi kokar
hele bir acıkanı gör
doymak bilmeyen ruhun kuduruşu vurur
pişer yıllanır ocakda
su ürkekdir ateşse korkak
dün gibi hemencecik bir bakışa kaynak
bakar dudakların kıvrımında
yanar
yanar üflediği an yangın yer
işte şimdi oldu der bir daha bakar
oturur masaya kokular harika
sonunda işte en lezzetli yeri gelir
tabağındaki kaşık şahittir
yaşadığı ilk hecedeki derin sevdaya
işte o an merhamete dönüşen nefreti izlersin.
(acıkmış bir ruhun hatrına ve sevgiyi nefrete dönüştürenlere)
kimler geldi kimler geçti
hece misali hep yemek yerken yanımdan geçti.)))))
şebosuz şiir kuruyan nehirdir.
Tarih: 30 Temmuz 2011 - Saat: 01:48 -