Etiket arşivi: Ersin Hoşgenç

Aklıma Senden Başka Bir Şey Gelmiyor

Kelimeler eskiyor neyi ne zaman söylesem,
hepsi sensin aklıma senden başka bir şey gelmiyor,
desem ki gurbetteyim türküler uzun,
gurbet sensin türküler sen
desem ki yalnızım dağlarda, günler bitmiyor,
yalnızlık sen, dağlar sen,günler sensiz.

Aklıma senden başka bir şey gelmiyor.

Aklım sende,sen yüreğimde,
yüreğim temaşada gözlerini,
gözlerin üzüm bağlarında
temmuz ayında bağbozumuna zaman var.
Gözyaşlarımı topluyorum şimdi,
üzümler toplanırken şaraba katacağım,
en tatlı şaraba
senin adını koyacağım ve sarhoş olacağım içmeden bir yudum.

Ben böyle bir sevdayı binlerce yıl önce bir kitapta okumuştum,
lakin unutmuştum,
yaşarken aklıma geldi,
oysa yaşanılması mümükünsüz bir masal demiştim okurken o destanı,
yaşamayan bilemez bu yaşananı,

Güzellik için sözler arıyorum,
aklıma senden başka bir şey gelmiyor,
konuşılacak konular şurdan burdan geçmiş ve gelecekten,
aklıma senden başka bir şey gelmiyor.
Şiir yazmak için oturuyorum,
içimde coşkular taşıyor,
kağıtlara dökeceğim dıygularımı
kalemim hazır yazacağım ne yazacağım,

Bayram yaklaşıyor şehir cıvıl cıvıl,
kalabalıklar sevinçli,
hediyeler alacağım bu bayram sevdalarımı giydireceğim,
aklımda kalanlara kartlar göndereceğim.

Aklıma senden başka kimse gelmiyor.

Bir şarkı dinlerken hayal kuruyorum,
sigaramı çekiyorum derinden,
gözlerim dalıyor,
ufukta gün batıyor,
biriyle gidip konuşsam diyorum.

Aklıma senden başka kimse gelmiyor.

Canım sıkıldığında,efkar bastığında beni,yapayalnız yürümek istemiyorum,
birini arıyorum yanımda,
aklıma senden başka kimse gelmiyor.
Ve yüreğinde papatyalar açan.
yaşamamın sebebini arıyorum.

Aklıma senden başka bir şey gelmiyor..

Oğuzkan Bölükbaşı

Yorumlayan : Ersin Hoşgenç

Ersin Hoşgenç – Seni İstiyorum

Hiçbir duygumu ertelemedim ben. yaşayacağım hiçbir şeyi sonraya bırakmadım. sonra diye bir şeyin olmadığını biliyorum çünkü. hep yarına dair hayaller kurmak, gelmesi mümkün olmayacak zamanları beklemek benim işim değil.

aşk zamana meydan okur ama sen karşı koyamazsın ona. orada durup öylece bekleyemezsin geleceği. bir adım atmalısın, bir el uzatmalısın aşka doğru. aşkın anahtarı cesaret değil mi yar? cesur olmak gerekmez mi bir sevdayı yaşamak, bir sevdayı büyütmek için? kaç gece yalnız geçti hesaplasana…

kaç gece bir sonraki günü düşünerek geçti. neler yapabilirdik, neler yaşayabilirdik düşünsene… her sabahı birlikte karşılamak vardı seninle. sevişmekten yorgun düşmüş bedenini öpücüklerle yeni güne hazırlayabilirdim. gözünü açar açmaz ilk gördüğün şey ben olurdum ve sen benim yüzümde mutluluğu görürdün.

bu kentin her yerinde, herkesin içinde el ele dolaşabilirdik. girmediğimiz sokak kalmazdı. bakışlara aldırmadan sokağın ortasında sarılıp öpebilirdim seni. bir şarkıyı sözlerini bilmesek bile bağıra çağıra söyleyebilirdik. sonra bir filme gider, bir kitap okur, denize bakar, bir martının bir lokma simit kaparabilmek için vapurların peşinden bıkmadan uçuşunu izleyebilirdik. paylaştığımız her an beynimize bir daha çıkmamak üzere kazınırdı.

özlerdik birbirimizi delicesine. bir saati yalnız geçirsek, bir sonraki saati iki saatlik yaşardık. yaşayamadığımız o bir saatin acısını çıkarmak için. peki biz ne yaptık? aşkı bir bekleyişin sırtına yükleyip ona sadece uzaktan bakmakla yetindik. her an aşkı yaşamak varken, her gün birbirimizi yeniden keşfetmek varken, bu yolda birer kaşif olmak varken sürgünleri yaşamaya mahkum ettik birbirimize.

bu sürgünlüğe son vermenin zamanı geldi artık. sana huzur vaad etmiyorum. aşkta huzur arayan yanılır. ben tutkunum, en koyu, en deli sevdanın sözcüsüyüm. onlar adına konuşuyorum. yarını olmayan zamanlarda hiçbir şeyi düşünmeden erimek adına konuşuyorum.

gözlerinin içine bakıp SENİ SEVİYORUM demek istiyorum. aşkın akışına kapılıp hiçbir kaygı duymadan gidebildiğin yere kadar gitmek istiyorum. kokunu içime çekmek, teninin sıcaklığıyla irkilmek istiyorum. yaşama senin adınla anlam katmak, mutluluğu bulmak ve bir daha kaybetmemek istiyorum.

seni istiyorum, yarın, öbür gün, öbür hafta, öbür ay, öbür yıl değil,
ŞİMDİ!