Etiket arşivi: Pelin Onay

Hüzzam Sözcükler

nasıl da yağmıyor yağmur
gözlerim sırılsıklam
sahile vuran dalgalar kadar maviyim belki
mavinin her tonu ellerimde
maviler sırılsıklam

köhne bir mekanda mı söylemiştik,
tamburlu şarkıları..?
kimin eli vurmuştu yüreğin hüzzamına..?
sen arkadaş..! Nasıl da yıkılmıştın son notada
uzak değil yakındı ama
yorgundu yaşananlar
bu kadeh de med-cezirlere deyip,
masaya yığılan
ve sürüklenerek bir köşeye yatırılan,
sakallı sarhoş gibi yorgundu yaşananlar

biz değil miydik,
sen değil miydin isimsiz sabahlara sevdalar kazıyan..?
tozlu fotoğraflardaki gülüşünü arama
kayıp gençliğin değil şişelerde gördüğün
günahı bile yeter dediğin o fahişe
uğruna delirdiğin o kaltak
dudaklarının hangi kıyısına demir atıyor şimdi..?

biz değil miydik,
sen değil miydin sevgiyi yürekte arayan..?

çal ustam
konuştur şu tamburun tellerini
köhne de olsa mekan,
sağlamdır bedenlerimiz
körpe yalnızlıklara,
körleşmiş bakışlara,
bir şişe de ben devireceğim

pardon..?
bir şarkı mı istediniz..?
hay hay, lafı mı olur
yalnız hiç susmam başlarsam
yüzsüzüm biraz
beceremem naz yapmayı

hadi çal ustam
çal hadi
sen değil miydin şarkılarla sevişmeyi,
mısralarla oynaşmayı öğreten..?
tüm şarkılar kadın
tüm şarkılar erkek artık
bakire bir mısra bile kalmadı avuçlarımızda

nasıl da yağmıyor yağmur
nasıl da dönmüyor başım
gözlerim sırılsıklam..

Anılar Öptü Dudaklarımı

http://i51.tinypic.com/33lyo9i.jpg

sesi soluğu kesilmiş bir aşkın ortasından yürüyoruz
acılarımızı saramayacak kadar uzağız artık

kirpiklerimizde beslenen düşler,
yeni doğacak sevgililere miras
düşünüyorum da,
belki biz sevgiyi değil, hep ayrılığı büyüttük seninle
çıplak bedenlerimizden akan özlemler yanılttı bizi
yağmur yağarken anımsadığın ben değil,
yalnızlığındı belki de

ve ben yalnızlığını bile özledim desem,
beni duyamayacak kadar sessizsin artık

nakaratındayım anıların
beni bu gece dehlizlere sürükleyen Timur Selçuk,
babasının şarkılarını söylüyor
öyle hüzünlü, öyle hasret, öyle tutkulu
ben de senin şarkılarını söylüyorum
is gibi, sus gibi, öyle vurgulu
kaçırıp getireyim kendimi yanına bir an için desem,
sana sarılamayacak kadar yorgunum artık

dağınıklığını toparlarken odamın,
elimde kaldı bir kitabın içinden düşen resmin
göz göze geldik bir an,
gözlerinde ’seni seviyorum’ bakışın
kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi
resimlerde kalacak kadar yabancı değildik o zaman
her şeyden önce dostumdun,
ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem,
mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık

nerede yanlış yaptığımı itiraf etmedi aşk
ilam kağıtları birikmiş bir sevda duluyum
şarkıların sakiliğini tek başıma yapıyorum,
rakı makamına göre kadehe doluyor
bilirsin işte, artık sevmek istemeyen kadınlık halleri
an geliyor,
kalbim kanatlanıp göğüs kafesine girmek istiyor desem,
semalarında süzülemeyecek kadar yaralıyım artık

ağdalı sevdim seni ama yapışkan değil
sevmek çekip gitmekti gerektiğinde, bunu bildim
sadece şiirlerimde konuşabildim, bağıra..çağıra..


kızdın ve kırıldın sitemlerimin tavşan dudaklarına belki ama
sevdim seni, ayazda..boranda
ah o sadekâr ellerin bedenime yeniden dokunsa desem,
ellerini bedenimde tutamayacak kadar titriyorum artık

bir kedi gözlerimin içine baktı
ruhumdan bir deniz geçti, dalgaları göğsüme çarpttı
antika bir fincanda iç çekişlerim kaldı
gül kurusu perdeler, mutluluğuma kapandı
anılar dudaklarımı öptü, dudaklarım sızladı
çok zaman sonra sen de öp beni desem,
öpüşlerimiz bizi yakacak kadar sıcak değil artık

ve sen, her şeye rağmen gelip, ’seni seviyorum’ desen,
bu iki kelimeden ölesiye korkuyorum artık..